Make your own free website on Tripod.com

YAMAÇ PARAŞÜTÜ SPORU

Yüzyıllardır devam eden uçabilme rüyası insanlık için hala aynı gizemini koruyor.Wright kardeşlerin ilk uçma girişiminden bu yana insanoğlunun uçma isteği gökyüzüne çeşitli şekillerde ulaşmamızı sağladı. Son yıllarda üretilen ve her gün geliştirilen yamaç paraşütleri ile gökyüzüne artık daha rahat daha kolay ve daha ucuza ulaşabiliyoruz. Yamaç Paraşütü sporunun doğmasıyla yüz binlerce insan gökyüzünde kuşlar gibi süzülmenin  ve yeryüzünün güzelliklerine kuşbakışı göz atmanın  keyfini çok kolay bir şekilde yaşamaya başladı.

Yamaç Paraşütü sporu 80’li yıllarda yapılmaya başlamakla birlikte hızla yayılmış , geliştirilmiş ve dünyada tahminen ikiyüzbin yamaç paraşütü pilotu bu sporun tadını çıkarıyor.

Ülkemiz bu sporda yurtdışı ile kıyaslandığında , uçuşa elverişli coğrafyasına ve Türk Hava Kurumunun çalışmalarına rağmen daha işin başındadır. Ülkemizde bu sporun yayılması gelişebilmesi bu zevki tatmak isteyen meraklıların artmasın ve bu kişilere yamaç paraşütü eğitimi verilmesine bağlıdır.

Seksenli yıllarda80’li yıllarda dik yamaçlardan serbest atlama paraşütleri ile koşarak uçuluyor ve yamaç paraşütlerinin gelişim süreci başlıyordu. Sonraki yıllarda daha yüksek kaldırma gücüne sahip aerofil yapılı,daha geniş kanat açıklığı olan yeni modelleri geliştirildi.Önümüzdeki yıllarda artan ilgiye paralel olarak gelişim süreci devam edecektir.

Bu gelişmeye paralel olarak yamaç paraşütü eğitim programları düzenlenerek pilotların Termik (yükselen sıcak hava akımı) ve yamaç rüzgarı kaldırıcılarını kullanarak uzun mesafe ve akrobasi uçuşları gerçekleştirmesi sağlanmıştır. Paraşüt üreticileri de emniyet ve performansı arttırmak amacıyla yeni tiplerde yamaç paraşütleri üreterek ve bunları zorlu testlerden geçirerek paraşüt meraklılarının kullanımına sunmaktadır.

            Yamaç paraşütü kendine özgü özelliklerinden dolayı hızla yayılmaya ve sevilmeye başladı. Ucuz,hafif,rengarenk ve doğayla iç içe olmasından daha önemlisi ferdi olarak yapılabilmesinden dolayı bugün geniş bir kitle tarafından (her yaş grubundan) tutulmuş ve benimsenmiştir.

            Ülkemizin hemen her bölgesinin bu sporun yapılmasına uygun elverişli dağlarla çevrili  olması ise ilgi ve isteği arttırmaktadır.

Yamaç paraşütü her ne kadar ucuz bir hava aracı olsa da , bu spora gerek okul gerekse kulüp desteği ile başlayan kişiler bu destekten  uzaklaştıklarında maddi imkansızlıklardan dolayı bu spordan kopabilmektedirler.

 

Türkiye coğrafi yapısı sebebiyle yamaç paraşütü sporu için çok uygun bir ülkedir. Ayrıca Ödemiş’imiz sanki bu spor için yaratılmıştır. Küçük menderes ovasında Bozdag,Beydağ,Bademye,Tire ve Bayındır yamaç paraşütü ile uçmak için çok uygun alanlara sahiptir. 

Uçmak paraşütle uçmak çok güzel bir duygu. İnsanlara ilk anda korku hissi verse de  herkesin tatması gereken bir duygu.

            Yamaç paraşütünü ilk kez TV lerden görmüştüm. İlgimi çekse de ulaşabileceğim bir spor değildi. Bozdag’da yazlığı olan Ernis Alca isimli arkadaşın bu sporu yaptığını duyduğumda hemen ona ulaşmaya çalıştım. Ernis’le tanışınca ona paraşüte olan ilgimi anlattım. Ernis’in çift kişilik (TANDEM) paraşütle de uçtuğunu öğrenince ilk fırsatta beni de uçurmasını rica ettim.

 Bir iki hafta sonra Ernis’in pilotluğunda Bozdağ karakol tepesinden Tandem paraşütle bir atlayış yaptık. İnanılmaz olana erişmiştim uçuyordum Birgi’ye doğru süzülürken yıllarca üzerinden gelip gittiğim Bozdağ yolunu bu sefer kuşbaşı seyrediyordum. Gökyüzünden aşağıyı seyretmek birde bahar ayları olunca daha bir güzel gelmişti Giderek alçalan paraşütle Birgi girişindeki benzinliğin altına papatyalarla dolu bir tarlaya  yumuşak bir iniş yaptık. İlk uçuştan korkmak şöyle dursun büyülenmiştim.Bundan sonra nasıl paraşüt alabilir, nasıl kullanabilirim? Sorusuna cevap aramaya başladım.

Bu arada Ödemiş’te Candemir Ziraat Aletlerinin sahibi Gürbüz Candemir ve Astıraş asansörlerini üreten Fikret Astıraş’ın paraşüt alarak uçtuğunu öğrendim. Onlarla gidip İzmir ve İstanbul’dan gelen paraşütçülerle tanıştım ve uçuşlarını izledim. Basit bilgiler edinmeye çalıştım.

Gürbüz ağabeyin eski model paraşütünü yenilemek için İstanbul’dan paraşüt alması ve birini seçmesi için iki paraşüt gönderilmesi ve her ikisininde güzel olduğuna kanaat getirerek birinisatın almam paraşüte başlamamın ilk adımı oldu. Kanat dan sonra selet (koltuk)ve kask alarak malzemelerimi tamamladım ve hemen Beydağ Kiraz yol ayrımındaki Eselli tepesinde iki haftalık yer eğitimi ve uçuş eğitimimi Gürbüz ağabeyin gözetiminde tamamladım. Bu sırada Eselli’de paraşütü yerden kaldırma , üzerimde tutarak yürüme çalışmalarıyla , dokuz küçük atlayış yaptım. Sıra yüksek irtifadan atlamaya gelmişti. İşte bu kolay olmadı daha yoldayken dizlerim titriyordu Gölcük’e varmadan sola dönerek gidilen Subatan yolundan Günlüce istikametine doğru atlamak üzere uygun bir yer bulundu. Paraşütleri hazırladık seledi kuşandık. Gürbüz abi ve Fikret’de bana destek oluyordu ,sanki havada bir şey olsa yardım edeceklermişçesine onlara güveniyordum. Önce Fikret havalandı sonra sıra bende işte o an adımımı attım, paraşüte yüklendim, paraşüt tepeme gelip beni tartmaya başladığında koşarak havalandım kalbim yerinden çıkmaya dönük kararından vazgeçti sakinledi Günlüce’ye doğru süzülürken aralıklarla gelen rüzgar paraşütü daha da yükseltti. Rüzgarın paraşüte vurarak çıkardığı ses ve elimde tuttuğum fren iplerinin makaralarının çıkardığı ses bana eşlik ediyordu. Öğrendiklerimi uygulamak ve bildiğim duaları okumak yapabileceğim tek şeydi. Aşağılara yan gözle  bakmak beni ürkütüyor sanki ağırlığımı kaydırırsam paraşüt devrilecekmiş gibi geliyordu , bu arada Günlüce üzerine gelmiştim bile, aşağıdaki çocukların çığlıklarını ve koşuşturmalarını izlerken köyün üzerinde iki tur atarak Mastaş fabrikasının altına gözüme kestirdiğim bir zeytinliğe başarılı bir iniş yaptım. Bacaklarım heyecandan titriyordu fakat her şeye değerdi. On dakikalık bu ilk uçuş doğrusu unutulmazdı.

Bundan sonra geçen on ayda elli atlayış yaptım.Bu spor sayesinde Ödemiş çevresindeki pekçok yeri gezdim,uçarken daha önce farkında bile olmadığım güzel yerler gördüm , manzaralar seyrettim. Uçuş korkusuda artık kayboldu.Artık her yerden kalkabiliyor önceden futbol sahasına zor sığdırdığım paraşütü daha dar alanlara indirebiliyorum.

 İsteğim gençlerin ve kendisini genç hissedenlerin bu sporu yapmaları ülkemizde ve Ödemiş’imizde bu sporun yaygınlaşması. Yurtiçinden ve yurtdışından gelen paraşütçülerle birlikte hemşehrilerimin de uçması. Gökyüzündeki rengarenk paraşütlerin çoğalması.

Murat ÖZKAŞLI

    Elektrik Bölümü Öğretmeni     

SPOR       FAALİYETLERİMİZ      ANA MENÜ